Lascaux mağarası, ~M.Ö.15000

25 Kasım 2010 Perşembe

Dikenli sarmaşıklar

Bir düşman: Dikenli sarmaşıklar
Bugün yine arazi binişi yaptık. Dün ve bugün arada yağan yağmurlar sebebiyle yer yer epey çamurlu yollardan gittik. Bir de yolları kapatırcasına uzayıp sarkan ve yoldan geçen biz atlılar için ciddi tuzak olan dikenli sarmaşıkların arasından...

Yol derken, gözünüzün önüne her gün geçtiğiniz yolları filan getirmeyin tabi. Hatta Belgrad ormanı veya çeşitli mesire/piknik alanlarındaki yürüyüş yollarını dahi getirmeyin. Ormancılar, belki kestane ve mantar gibi şeyler toplamaya çıkan az sayıda civar halkı ve (malesef) avcılar dışında kimseciklerin geçmediği, ve aslında "yol" olmayan orman içi yollardan bahsediyorum. Daha önceki bir yazıda da dediğim gibi, yürüyerek neredeyse geçilmeyecek bu yollardan atlarla gidiyoruz bu orman binişlerinde. Bunu bu kadar muhteşem yapan da bu zaten!

Ama işte, şu dikenli sarmaşıklar, hakkaten başa bela olabiliyormuş. Çok şükür şimdiye dek başımıza ciddi birşey gelmedi ama, bugün muhtemel bir kazayı ucuz atlattık. Aslında, bu tehlike öngörüsüyle iki kişi önden, yolları kapayan dalları ve sarmaşıkları temizlemek üzere kılıç kuşanıp (şaka değil, bildiğiniz kılıç!) gitmişlerdi amma velakin, sarmaşıklar daha cengaver çıkmış olacak. Dar ve sıkışık bir yoldan geçtiğimiz bir anda Âli'nin atı Maya'nın boynuna bir dikenli sarmaşık dolanıverdi! Daha önceki binişte en önde giden Tarabya'nın bacaklarını kesmişlerdi, bizim katılmadığımız başka binişlerde ise sadece atlara değil binicilere de dolanarak zor anlar yaşattıklarını dinlemiştim. Neyse ki Maya sakince durdu, ve Âli yanında çakı vb bir alet olmamasına rağmen, eliyle dikenli sarmaşığı çıkarmayı başardı. Demek ki neymiş, bir daha ormana giderken, yanımıza çakı vb bir alet almak gerekiyormuş. Dikenli sarmaşık düşmanlarımıza karşı...

Buarada Mahir hocanın konuyla ilgili son yazısını hatırlıyorum, Feriköy'deki ekolojik pazarda bizim şu dikenli sarmaşıklara rastlamasınlar mı! Alıp bir güzel kavurup yemişler :) İnsanın düşmanını yiyebilmesi güzel ve ilginç bir duygu olsa gerek.

Barbie ile
Buarada bugün bana yağmurlu, sarmaşıklı fakat güzel mi güzel orman binişinde Barbie eşlik etti. Son yaşadığım(ız) krizli günden sonra (detaylar burda) Barbie'ye karşı önyargılarımı bırakıp onu sevmeye başladığımdan beri yaptığımız iki manej binişi de gayet iyi geçti. Güzel güzel gittik, engellerden atladık, evet arada kafamızı otlara gömdük ama olur o kadar. Bugün araziye de Barbie'yle gitmekten oldukça keyif aldım. Evet belki biraz şapşal ve obur olabiliyor zaman zaman :) Ama çok güzel bir hayvan Barbie, ve çok iyi bir ruhu var. Birtanecik barbunyam! :)

0 yorum: